21 Şubat 2009 Cumartesi

Niye yazıyorum biliyor musun ? Hem okuduğunu biliyorum hem de bir daha yaşayamayacağımız anları ebedileştirmek, anlar kaybolsa da yaşamın çarklarında, yazının kalıcılığında korumak yaşadıklarımızı belki de istediğim..
Sen değil belki ama ben tam herşey yolunda yakaladım mutluluğu derken, kocaman bir yalan olduğunu anladım, nasıl bir düşüştür o uçurumdan aşağı, bu duyguyu bilemezsin ki..O kadar çok ay la güneşi yer değiştirdim saymayı bile bıraktım..Ama yine de ağzım sussa,yüreğim,o sussa anılarım yazdırıyor bana...Daha gidecek yolumuz, görecek günümüz var sanıyordum.Yanılmışım...Açık hesap yaşamayı becerebilseydim ben de keşke tıpkı senin gibi.Bir türlü öğrenemedim ki..seni uzaktan seyretseymişim öğrenir mişim..Artık biliyorsun,vazgeçiyorum her şeyden ve koynuma alıyorum hiçliği...Artık yazmayacağım sana..
Zaten biz değildik ki çırılçıplak iki ten..Soymamıştık ki ruhlarımızı da..Aşkın esamesi de yoktu bizde..Aç kaldığımız da sevişmemiş,seviştiğimizde aç kalmamıştık ki..Hiç unuttuk mu aç olduğumuzu birbirimize ruhlarımızı soyduğumuzda..Birbirimizin karşısında çıplak kaldık ama yaşamın karşısında çıplak kalamadık maalesef..
Ben zannetim ki her sevişmemiz hesapsız ve çıplaktı ,her sevişmemiş ruhaniydi..tenim tenine,ruhum ruhuna dokunuyor zannettim di..Gözlerimiz le,ellerimizle,duygularımızla,ruhlarımızla,parmakl arımız,dudaklarımızla ,sertliğimizle,incinmelerimizle ,arzularımızla sevişiyoruz zannetmiştim..bir de açık hesabımız varmış...Ben senin ruhuna dokunurken,terin terime karışırken cenneti buldum derken ...Nereden nereye kara kızım...
Sen de haklısın..Doğrunun eğrilerin karşısında eğilmeye zorlandığı bu yaşamda sen de eğrinin kucağına otursan ne olur ki...Artık biliyorum bu gürültü arasında beni duymama imkan yok..gürültü durduğunda da sen beni duyamayacaksın..

Hiç yorum yok: