5 Eylül 2008 Cuma

Yüreğim yüreğine değdi mi ?

İsteyerek,bilerek sevdi seni yüreğim…Sıcak bir akşam karanlığında meleklerden aldım ben seni..maviliğine aşık oldum ben senin,gözlerinin karalığına,onlarca kişinin arasında bir saniyeye sığdırdığımız yıllarımızı sevdim ben..Ne diyeyim ilk öptüğüm de alnından, duyduğun heyecana,dudaklarının tadına aşık oldum ben..
Şimdi sana ait bir şey bulurum umuduyla bu eski şehrin nöbetini tutuyorum.. Sıcaklığın yok artık karakızım ,bu yerler sensiz anlamsız ve karanlık..
Okyanusların suskunluğuna bıraktığından beri beni,sadece geceleri nemli gözlerle bakabiliyorum yıldızımıza..Her gece inan ki nefes alabildiğim her gece ,gemisini terk etmeyen kaptan misali son seferimi yapmakta olduğumu hissediyorum..Belki de yenilgimizin tek şahidi bu şehri bırakmamam sırf bu yüzden.. Hiç bırakamadığım bir sevdanın beni niye üşüttüğünü bile anlayamıyorum.. Aylar geçti, hasretinin üstünden bak karakızım ben, hâlâ beni bırakıp gittiğin yerde kaldım.. Ömrüme bedel bir sevda yaşadım seninle ama ben bir çift göze takılı kaldım..

4 Eylül 2008 Perşembe

Yanındayken Nasıl Sevdiysem Seni Uzağında da Öyle Seveceğim

Öyle özlüyorum ki seni...Çünkü sevgim yaralı,sevgim tutsak,sevgim suskun...Artık bulutlar kadar güzel,yalnızlık kadar ağır.. Ben her gece yıldızlara bakarak yüzleşiyorum sırtıma mıhladığın ayrılığınla, sen ki suçunla baş edemez, kandırırken kendini�Sebebler aradım içimde ayrılığına neden... Kendimden nefret ettim,sırf sen haklı çık diye� Sen mutlu ol sen düşünme diye� Yüzleşme içindeki şeytanın sen tarafıyla, düşünme bana yaptıklarını ,kahrolma diye� 
Ömrümün delisi,sen doluydu geride bıraktığım dünler..Hayatımın en güzel gerçeğiydin sen...Bir meleğin sessizce etrafımda hissettirmeden gezinişi gibi, o meleksi tavrınla, etrafımda, sağımda, solumda, her yanımda oluşunu sevmiştim senin...Beni kıskanmanı,gözlerinle konuşmanı, 
gözlerinle sevişini,gözlerinle ömrüme ömür katışını ve bana ben gibi sarılmanı sevmiştim!Ben senin çevrendeki tüm o gürültü,patırdıya rağmen içini kaplayan kimsesizliğini, sahiplenmek isteğiyle yanıp, tutuştuğum sahipsizliğini, paylaşmaktan korktuğun yalnızlığını sevmiştim. 
Ne kadar katlayıp katlayıp bir köşeye yığsamda hayalini ,anılarımızı,bir daha hiç kullanmak istemeyişim burkuyor yüreğimi...Sen de böyle özlüyorsan diye üzülüyorum bazen, bilirim acını hiç dillendirmezsin sen, sadece çevirip gözlerini gökyüzüne yutkunursun...Niye mi hala seni düşünüyorum..Çünkü sensiz hiç bir sevabımı senli günahlarım kadar sevmedim...Senden gelen ayrılığı mı sevmeyeyim..Çünkü yüreğinden mermi yiyen bir yangının artığıyız ikimiz�Seni sevmem için sana ihtiyacım yok çünkü ben seni sana rağmen sevdim! 
Bak birtanem,sonunu bildiğim aşkımıza tutanak yazdım yine�.Bana yaptıklarını aklamak,yazgımı teselli etmek düştü yine bana...Sana kanamadan, sana doyamadan, ardımda cevapsız sorularla, kanı pıhtılaşmaz yaralarımla sol yanımda, gideceğim Kadınım�Yanındayken nasıl sevdiysem seni uzağında da öyle seveceğim� Dişlerimi sıkarak, nefesimi tutarak, için için yanarak seveceğim Kadınım seni� Hiç bilmediğin gibi� Hiç bilemeyeceğin gibi!