23 Mayıs 2008 Cuma

Tutuklu Gecelerin İsyanına Yazıldı Duyguların Yazıları

Bana veda bile etmeden gittiğinde, yazdığım bütün yazıları bir daha okudum.. iyi ki yazmışım dedim.. sonra, hepsini birbirine bağladım yüreğimde.. ama hep aynı cümleyle: “keşke farklı olsaydı, belki de böyle daha iyi ”
Eski seni ne çok sevmişim..

Arsız kızlar gibi “beni daha çok sev” demeni,beni bırakma demeni, gezdirirken parmaklarımı saçlarında, kıvrılıp, kucağımda uykuya dalmanı…o kadar çok ki..

Ben seni daha çok sevdikçe başka bir kadına her dönüştüğünde başka bir erkek olmaya soyunup, seni bambaşka ama yine sınırsızca nasıl sevmişim..

Kırgınım, çünkü kırgınlığımın yaşamak gibi bir anlamı var bende…
Duygu denizinde kaybolup gitmek bu olsa gerek…

Yaşananlar adına mı,gidenin mi yoksa geride kalanın mı daha çok zorlandığını görmek adına o kadar güzel ki yaşadıklarımız..ben görüyorum değil mi..yine beni görünce sesin titriyor…

Gözlerime yine bakamıyorsun…

Sevişmelerimizin koynunda yanıyor gerçekliği duygularının..ama anlayan sadece benim..yangınlar çabuk söner karakızım..izlerinde birikir közleri,yanar,yakar,bir gün ele verir kendini tıpkı senin gibi..

Bir zamanlar gözlerimde hissettiğin sıcaklığımın giderayak damarlarındaki kan gibi çekilmesi midir acaba seni böyle yapan…

Artık susuşlarının deli eden sabırsızlığına kalkmıyor kadehler belki de ondandır birtanem….

Hırslarının arkasına , yüreğin yıkıntıları arasına saklandı verdiğin sözler,belki de ondan..Tutuklu gecelerin isyanına yazıldı yıldızların yazıları..

Öyle ya hep onlarla konuşurdun..
.Giden biraz da cevapsızlığıdır aşkın;sorular kalana mı yakışır hep, o yüzden mi acının misafirliği zamana sığmaz…. Ona zaman biçilmez..Biliyor musun bunları hissettiren biri için “keşke” demek bile anlamsız…Işık ve sevgi yüreğindeki sevgide hayatın boyunca seninle olsun…sevgiyle kal.

.
:::Bu satırlar sevgili arkadaşım……ye ithaf edilmiştir beğenmesi umuduyla…
Melekler Ben 'Ona' Değil Size Yenildim

Ben düşünceler içinde yazarım yazılarımı , yaşanmış yaşanmamış önemsizdir cümlelerde , çünkü yazıldığı an gerçek olur her şey...Baş ağrıları , özlemler , aşklar , ayrılıklar...Yaşanmışçasına yazılır...Karanlığın en yoğun olduğu dönemde benim için bugün oldu...Ama satırlarla kavgalıyım...Bana geçit vermeyen satırlarla..Her gün aklımdan binlercesi geçerken, yalnız bıraktılar beni..Herkes gibi , her şey gibi...Arkama dönüp baktığımda gözlerimi dolduran mutluluğu geride bırakmış olmam , artık sırtımı dayayacağım bir dostumun olmadığını bilmem gibi.. Sessizce gitmeli belki de... hiç kimseye tek söz etmeden, en derin sitemleri bile saklayarak... hiç huysuzluk yapmadan kopmalı buralardan...
Seni en sona saklamıştım... Varlığımın ve yokluğunun sonunda söylenebilen tek suskunluktun sen... Ömrümün son demlerine yakışan son sözdün. Ben seni hiç söylemeyecek, yazmayacak, anlatmayacaktım... Bir sır olmalıydın varlığınla yalnız benim aramda.Ama dayanamadım?Kaçınılmaz yokluğumun kıyısından ben şimdi dünyada benden hatıra bilinecek olan son yazımı yazdım. Sana adanmış bir yürekten başka neydim bal gözlüm?
Emanet değildin bana ama,şimdi emanet ediyorum başka bir yüreğe seni..Kendim gibi dağınık olmadı sana karşı hislerim.Sen yalnızca sen gibi anılacaksın dilimden dudağıma geçen ifadelerimde çünkü seni anlatılmaz,tarif edilmez seviyorum
Ve?Ben artık hiç ben olmayacağım sevdalarımda..Yine de seçtiğin meleklerinle mutlu kal? HOŞÇA KAL!!

Nasıl bir duygudur aşk?
Coşmak aynı yatakta / bir ırmak gibi?
Sarmaş dolaş / sabahlamak geceyi?
Öpmek / sıcak dudakları?
Sevişmek ne?
Unutacaksın.
Soracaksın kendine:
Ben nerde yanlış yaptım? diye.
Bulsan da yanıtını
Yararı yok bir tanem!
Geç kalmış olacaksın.....
Şimdiden hazırla kendini / yokluğuma,
Bir gün
Bensiz yaşamaya
Alışacaksın

İlkay Özyiğit